Piczo

Log in!
Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.

Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
Ok, I got it
Anasayfa
Sinema
  Sinema hayatımızı güzel kılan bir aktivitedir. Zaten öle olmasa eski günlerde bir türk flimi seyretmek için sayılı sinemaları harıl harıl doldurmazlardı dimi. Günümüzde tv çıkmasıyla birlikte sinemaların önemi azaldı ama özellikle bu sene çok güzel flimler vizyona girdi. İsterseniz sunlara bi göz atalım.
POLİS
Onur Ünlü:
"Polis, yeni ve yenilikçi bir film!"
"Polis"le ilk filmine imza atan Onur Ünlü, hemen her karesinde yeni bir şey deneme cesareti gösterdiği filmle ilgili sorularımıza filmi kadar ilginç yanıtlar verdi:
"Polis" filmini tek bir cümleyle anlatsanız, bu ne olurdu?
  İnsan acizdir; sadece ve alt tarafı insandır. Ve davranışlarını sergilerken buna dikkat ederse kendisi için daha iyi olur. Bence "Polis" bunu anlatıyor.
Sizce izleyici "Polis" filmini neden izlemeli?
  İnsan sinemaya niçin gider? Heyecanlanmak için, eğlenmek için ve bunlar olurken mümkünse daha önce başka bir yerde düşünme fırsatı bulamadığı şeyleri düşünüp bir parça kafayı çalıştırabilmek için. "Polis" filmi, bence seyirciye bunların hepsini yaşatacak. Bu yüzden izlenmeli.
"Polis", bugüne kadar Haluk Bilginer'in canlandırdığı Musa Rami karakteriyle gündeme geldi. Bu karakteri bu kadar özel ve önemli kılan nedir?
  Musa Rami insana çok benziyor. Herkes gibi çelişkileri var. Bazı konularda çok iyi bir insan, gerçek bir kahraman ama an geliyor ki aczin pençesinde kıvranmaya başlayıp hata üzerine hata yapıyor. Ama yine her insan gibi son ana kadar umudunu yitirmemeye çalışıyor; yaşına başına aldırmadan genç bir kıza aşık oluyor ve gerekirse takır takır adam vuruyor. Birçok yüzü olan ve son ana kadar belirli bir tutarlılığı sürdürmeye çalışan, içi sevgi ve öfke dolu bir insan Musa Rami. Diyorum ya, hepimiz gibi... Yani onu bu kadar 'özel' kılan bizler kadar 'sıradan' olabilmesi... Bu, sinemada çok rastladığımız bir şey değildir. Öyle midir?...
Filmle ilgili kimi söyleşi ve tanıtım yazılarında Musa Rami'nin hem dindar hem günahkâr bir karakter olduğu söyleniyor. Karakterin bu yönünü biraz açar mısınız?
"Polis" filminin bu hale gelmesinde en çok etkisi olan, sizin için vazgeçilmez olan şey nedir?
  Haluk Bilginer, A. Taner Elhan ve Funda Alp. Onlardan birisi bile olmasaydı, bu film olmazdı.
  Bu sorunun yanıtı aslında yukarıdaki sorunun yanıtında gizli. Dindar insanlar da elbette günah işlerler. Bir açıdan bakıldığında herkes günahkârdır ve yine bir açıdan bakıldığında inansın ya da inanmasın herkesin Allah ile bir bağlantısı vardır. Musa Rami de, yukarıda söylemiştik hani, herkes gibi... Hem günahkâr hem masum.
Hem inanıyor ama bir yandan da inancının zayıf noktaları ona galebe çalıyor. İnancının kaliteleriyle ilgili sorunları var Musa Rami'nin ve bu durum onu zorda bırakıyor. Diyorum ya işte, hepimiz gibi...
NORBİT
Hikayesi
Golden Wonton Restaurant ve Yetimhanesine Bay Wong tarafından getirilen Norbit’in öyküsü böyle başlar. Küçük Norbit orada hayatının gerçek ruh ikizi Kate ile karşılaşır. İkisi bir elmanın iki yarısı haline gelirler. Bu durum Kate’in evlat edinilmesi ve Norbit’i arkada bırakarak yetimhaneden ayrılmasına kadar böyle devam eder. Kate’in gidişinden sonra Norbit için yeni bir yaşam başlamıştır.

Yapayalnız, korkak bir çocuk olan 9 yaşındaki Norbit, bir gün okul bahçesinde üç irikıyım öğrencinin saldırısına uğrar. Yardımına koşan 10 yaşındaki Rasputia adlı güçlü kuvvetli bir kız (Eddie Murphy), onu saldırganların elinden kurtarır. Norbit ile Rasputia beraber büyürler, evlenirler. Norbit artık Rasputia’nın ailesinin üyesi olmuştur.
Oyuncular